in

Başarı Hikayeleri – Sıfırdan Zirveye

Bildiğiniz veya bilmediğiniz birçok başarı hikayeleri mevcut. Biz de bu yazımızda sıfırdan zirveye olan birkaç hikayeyi özetleyerek bahsettik..

Brooklyn kamu konutlarından Starbucks’a

başarı

Howard schultz, Brooklyn’de büyümüş birisi. Babası kamyon şoförüyken kendisine sunulan yaşamdan daha fazlasını istemiş. Çektiği yoksulluğun yanı sıra sporla ilgilenmiş ve bu yoksulluğa rağmen Notherm Michigan Üniversitesi’nden futbol bursu kazanmış.

Lisans eğitimini İletişim dalında tamamladıktan sonra Xeros’ta çalışmaya başlamış. O zamanlar küçük bir yeri olan Starbucks’ın kahvesinden etkilenmesiyle birlikte 1987 senesinde Xeros’u bırakıp Starbucks’ın hisselerini satın alarak şirketin CEO pozisyonuna yerleşti. 60 kahve yeri ile başlayan Starbucks zinciri, bugün dünya çapında 20.000’den fazla yere sahiptir.

Schultz, bu önemli zincir ile milyar dolarlık bir servete ulaştı.  Schultz, bir ara iş hayatını noktalamıştı ama Starbucks’ı düşüşten tekrar yükselişe koymak için CEO görevine geri gelmiştir.

Bir yetimin gözünden Ray-Ban ve Oakley

Leonardo Del Vecchio, beş kardeş ve babasını kaybetmiş birisiydi. Bunların yanı sıra finansal anlamda herhangi bir destek göremiyordu. Kendisi yetimhanede büyümek zorunda kaldı. Sonra ise fabrikada araba parçası kalıpları çıkarma ve gözlük çerçevesi kalıpları çıkarma gibi işler için işçilik yaptı. 23 yaşına geldiğinde ise gözlük çerçevesi kalıbı ürettiği kendisine ait olan bir dükkan açtı.

Tabi bu kurulan dükkan, yıllar sonra dünya çapında bir öneme sahip olacak. Luxottica isimli bu şirket, Ray-Ban ve Oakley adlı gözlük markalarının üreticisi konumundadır. Bunların yanında Sunglass Hunt ile LensCrafters gibi toplam olarak 5000+ parakende satış mağazasına sahip. Bir yetim olarak ve tam anlamıyla sıfırdan başlayan Del Vecchio, milyar dolarlık servete sahip.

Posta siparişi şirketinden İkea’ya

Ingvar Kamprad, çiftlik yaşamı sürmüş birisi ve kendi deyimiyle küçüklükten beri hep bir girişimci ruhuna sahipmiş. Küçük yaşlarda girişimlerine başlayan Kamprad, Stockholm’dan toptan olarak aldığı kibritleri etrafındaki insanlara satmaya başladı.

Bu işlerini bir tık büyüterek balık, dekorasyon gibi ürünlere yönelmiş. Bu yaptıkları kendisini tatmin etmediğini görünce babasında biraz yardım alarak posta siparişi işine yönelmiş. Posta işini de Dünyanın en büyük mobilya zincirine dönüştürmüştür.

Mağazasına koyduğu IKEA adının ilk iki harfi kendi isim ve soy isminden geliyor. Son iki harfi ise büyümüş olduğu çiftliğin ismi yani Elmtaryd ve son harfi kasabanın baş harfi yani Agunnaryd isminden geliyor. Zaman içinde işleri büyüyen Kanprad, zamanında dünyanın en zenginleri arasında yer almıştı.

Sam Walton ve Wal-Mart

 Büyük buhran döneminde Oklahoma’da çiftlik yaşamı sürdüren birisi olan Walton, ailesine finansal anlamda katkı sağlamak için inek sütü dağıtımı yapmıştır. Buna ilaveten hem gazete dağıtımı ve dergi üyelikleri satma işi yapmıştır. Walton, Missouri Üniversitesi’nde Ekonomi alanında öğrenim gördü.

Mezun olduktan sonra ise ucuz ev ürünleri satışı yapan bir mekanı yönetmeye başladı. Sonra ise ordudan kazanmış olduğu 5 bin dolar ile birlikte kayınpederinden aldığı 20 bin dolarlık borç ile Ben Frankin adında bir dükkan satın aldı.

Bu kurmuş olduğu markayı zincir haline getirdikten sonra Wal-Mart ve Sam’s Club isimli markaları kurdu. Bugün ise bu isimler önemli değerlere sahip. 1992  yılında ise Walton hayata veda ederek, şirketi eşi ve çocuklarına bırakmıştır.

Oprah Winfrey‘in Başarısı

Oprah Winfrey, belki de burada yazdıklarımız arasından en tanıdık olandır. Kendisi ilk altı yılını büyükannesi ile beraber yaşayıp patates çuvallarından yapılan elbiseler, kıyafetler giymişti.

Maalesef ki, iki aile üyesi ve aile dostu tarafından tacize uğradığı için 13 yaşında evden kaçmış ve 14 yaşında da bebeğini doğurdu ama kısa bir süre sonra bebeğini kaybetti. Yaşamak için annesinin yanına gitmiş ama Oprah’ın annesi onu babasının yanına gönderdi ve Oprah’ın bu süreçte tüm hayatı değişti.

Tam burslu bir şekilde üniversiteye giren Oprah, bir güzellik yarışmasında birinci olup radyo istasyonu tarafından keşfedildi. Bu gelişmelerden sonra Oprah ismi kendi şovuyla birlikte bir imparatorluğa evrilmişti. Bugün ise oprah, milyar dolarlık servete ulaşmıştır.

Kadim Akça

başarı

Kadim Akça’nın öğretmeni bir gün kendisine “senden adam olmaz” dedikten sonra babası Kadim Akça’yı İsveç’e teyzesinin yanına yolladı. Kadim, daha 17 yaşındayken Mersin’den Stockholm şehrine gitme sebebi belki de onun hayatını tamamen değiştirdi.

İsveç macerası başlamış olan Kadim, teyzesinin yanına yerleşmişti ama teyzesi çok yaşlı olduğundan kendisiyle anlaşamadı. Bu anlaşmazlık Kadim’in kendisini sokaklarda bulmasına kadar gitti. İsveç’e gelmesi onun için fazlaca zorlu bir süreç olmasının yanında yaşadıklarını şöyle ifade ediyor:

Parklarda yattım, aç kaldım, dil bilmiyordum. Fakat zengin olmaya karar verdim. Bir aile beni yanına aldı ve orada bulaşık yıkadım, çimleri biçtim, her işi yaptım. Üç ay onların yanında kaldım ve daha sonra benim iş bulmama yardımcı oldular. Çalıştım, çok çalıştım ve bu başarıları kazandım.”

Akça, çalıştıktan kısa bir süre sonra kendisine ait olan bir temizlik şirketi kurdu. Adını da “Aquatech” koymuştu. Bununla yetinmeyen Akça, girişimlerine de son sürat devam etti. Bu girişimler dahilinde bugün, gayrimenkul ve temizlik girişimleri dahil yaklaşık 30 farklı girişime sahip.

Kadim, öğretmeninin söylediği “Bana bak oğlum senden hiç adam olmaz boşuna vakit kaybetme” sözlerinin kendisini fazlasıyla kamçıladığını ve bir mücadele hırsı kattığını belirtiyor.

İsveç’te farklı farklı sektörlerde yaklaşık 30 şirkete sahip olan ve bunları Keep Holding’de birleştiren başarılı Türk girişimci olan Kadim Akça, 40 yılı aşkın olan ticari tecrübesini ve başarı öyküsünü İsveç’te başarılı olmak istiyorsan Türk gibi düşün” adlı bir kitapta birleştirdi.

Temizlik şirketiyle başlayan ve binlerce kişinin iş bulduğu şirketleriyle bir holding haline gelen Kadim, bu yazmış olduğu kitabı İsveçli gençler, İsveç’e yerleşenler ve kendisi gibi iş hayatına atılmak isteyenler için yazdığını söylüyor. Sahip olduğu başarıyı İsveç-Türk kültürlerinin birleşmesine bağlayan Akça, Türk kültüründen vazgeçmeden hayatının her kısmında işlediğini aktarıyor.

Bu sentezden yola çıkarak başarısını şu şekilde açıklıyor: “İsveçli gibi dürüst ve düzenli olacaksın. Ama İsveçli gibi suskun olmayacaksın. Türk susmaz, yanlış da olsa sorgular, tartışır. İsveçli gibi cimri de değildir. Bu iki kriter birleştirildiğinde başarı gelir. Biz de bu kitapta bunu yansıtmaya çalıştık’’

Kadim Akça’nın son tavsiyeleri ise “Bugünün işini yarına bırakmayın ve yaşama biraz da komik olun.” diyor.

Yazımızın sonuna gelmişken yeni yazılarımızdan haberdar olmak için Instagram sayfamızı takip edebilirsiniz.

Written by Girişimci Biri

Yerinde durma ;Hedef büyük..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Etkili Pazarlama Teknikleri – 2020